Kerkük’te yaklaşık yüz yıl aradan sonra bir Türkmen’in vali olarak seçilmesi, her ne kadar gecikmiş bir adım olsa da ve dönüşümlü anlaşma kapsamında gerçekleşmiş bulunsa da, Türkmenler ve bazı kesimler tarafından sevinçle karşılandı.
Ancak ne yazık ki bazı çevrelerin sergilediği tutum ve tepkiler, yıllardır dillendirilen “kardeşlik”, “birlikte yaşam”, “dostluk” ve “ortak kader” gibi sloganlarla pek bağdaşmıyor. Bu da insanı ister istemez üzüyor.
Saddam rejiminin devrilmesinin üzerinden 23 yıl geçti. Bu süre boyunca hem Kürt hem Arap kardeşlerimiz, Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Kerkük’te valilik yaptı. Peki, bir yıl çok mu görüldü bu gariban Türkmenlere? Hani nerede kaldı o şakır şakır söylenen “kardeşlik” sözleri?
Aslında bu kadar uzun bir aradan sonra bir Türkmenin vali olması elbette sevindirici bir gelişme. Ancak bunu da abartmamak gerekir. Bu bir lütuf değil, doğal bir haktır. Bu nedenle meseleyi büyütmek yerine Irak genelindeki daha büyük hedeflere odaklanmak gerekir. Açık söylemek gerekirse, yapılan kutlamaların dozunun biraz aşıldığını düşünüyorum.
Kutlama deyince aklıma hemen DOLMA geliyor. Neden mi? Anlatayım.
1991 ayaklanmasından sonra Erbil’de başlayan Türkmen varlık mücadelesi döneminde, Türkmenlerin kimliği sürekli küçümsenmeye çalışıldı. Sadece kimlik değil, kültür de hedef alındı. Hatta en meşhur yemeğimiz bile elimizden alınmaya çalışıldı. Evet, DOLMA’dan bahsediyorum.
“DOLMA bizimdir, sizin değildir.” diyenlerin diline pelesenk olmuş bir ifade vardı: “Türkmenlere bir kazan DOLMA yeter.”
Bu sözle hem kültürümüz küçümsendi hem de kendi yemeğimizle alay konusu yapıldık. Peki neden DOLMA? Elbette bunun bir anlamı var. Çünkü DOLMA, Türkmen kimliğinin, mutfağının ve kültürel varlığının önemli bir parçasıdır. Bu yüzden hedef alındı.
Yıllar boyunca bu algı sürdü ama bugün gelinen noktada farklı bir tabloyla karşı karşıyayız.
Kerkük’e bir Türkmen valinin seçilmesiyle birlikte, yıllardır gasp edilen haklarımızdan biri olan DOLMA yeniden gündeme geldi. Bu kez sahne Erbil değil, Kerkük oldu. Sosyal medya, yapay zeka ve dijital platformlar üzerinden yapılan paylaşımlarda yeni vali Sem’an Ağa’nın DOLMA kıyafetiyle tasvir edilmesi, masasında DOLMA kazanı bulunması ve eski valiye DOLMA ikram ettiği görseller dolaşıma sokuldu.
Peki neden DOLMA?
Neden yeni vali DOLMA ikram etsin? Aslında bu paylaşımlar, farkında olmadan bir gerçeği ortaya koyuyor. Bu ülkenin her kesiminin severek tükettiği DOLMA, Türkmen mutfağının bir parçasıdır.
Irak’ta yaşayan Arap, Kürt, Hristiyan, Mendan ve diğer tüm topluluklar DOLMAyı severek tüketir ama bu yemeğin kökeni, kültürel olarak Türkmenlere dayanır. Yani yıllarca tartışılan mesele, bugün adeta kendiliğinden kabul görmüş durumda.
Sonuç olarak, yaklaşık yüz yıl sonra bir vali kazandığımız gibi, elli yılı aşkın bir mücadelenin ardından DOLMAnın da bize ait olduğu gerçeği yeniden görünür hale geldi.
Yani hem vali kazandık, hem DOLMA.
Hadi milletimize hayırlı uğurlu olsun.
itemizde yer alan köşe yazıları, yazarın kendi düşüncesini yansıtmaktadır.