Kararlar, son dönemde yaşanan disiplin ihlalleri ve güvenlik kurumlarıyla yaşanan gerilimlerin ardından geldi.
Sadr, her ilden din adamları ve Seraya es-Selam liderlerinden oluşan üst düzey heyetlerin Irak İçişleri Bakanlığı ve Irak Ordusu karargâhlarına gönderilmesini istedi.
Seraya es-Selam’a bağlı tüm lider ve mensupların, benzer hataların tekrar edilmeyeceğine dair yazılı taahhütname imzalaması zorunlu kılındı. Bu belgelerin doğrudan Mukteda Sadr’a gönderileceği belirtildi.
Kendisini Seraya es-Selam mensubu olarak tanıtan grupların yeniden suistimalde bulunmasını önlemek amacıyla, ilgili resmî makamlarla istihbarî iş birliğinin aktif hale getirilmesi talimatı verildi.
Terörle mücadele sahasında bulunanlar ile terör örgütü DEAŞ’a karşı özel görev yürütenler hariç olmak üzere, tüm yaka kartları, kimlikler, askerî üniformalar, silahlar ve araçlar geri çekilecek. Bu adım, sahadaki fiilî varlığın büyük ölçüde askıya alınması anlamına geliyor.
Hatalı bulunan kişilerin sadece örgütten ihraç edilmeyeceği, Seraya’nın özel mevzuatı veya Irak genel hukuku çerçevesinde ağır şekilde yargılanacakları vurgulandı.
Sadr, savaş alanları dışındaki tüm taziye merasimleri, konvoylar ve benzeri etkinlikleri bir yıl süreyle yasakladı. Bu yasak, Şii Ulusal Akım içindeki diğer gruplarla yapılan kitlesel buluşmaları da kapsıyor.
En dikkat çekici karar ise örgütsel yapıya ilişkin oldu. Samarra dışındaki tüm Seraya es-Selam birimleri feshedilecek ve yeniden yapılandırılacak. Bu sürecin en az bir yıl sürmesi öngörülüyor.