<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TEBA AJANSI</title>
    <link>https://www.tebaajansi.com</link>
    <description>TEBA, Irak’ta Türkmenlerin ilk ve tek haber ajansıdır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tebaajansi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 22:14:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüsün küresel nüfus için riski düşük mü?]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/hantavirusun-kuresel-nufus-icin-riski-dusuk-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/hantavirusun-kuresel-nufus-icin-riski-dusuk-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Hollanda bandıralı bir gemide görülen hantavirüsün küresel nüfus için riskinin düşük olduğunu yineledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ghebreyesus, DSÖ'nün haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) yetkilileriyle ülkenin kuzeydoğusundaki Ituri eyaletinde ortaya çıkan yeni Ebola salgını hakkında görüştüklerini kaydeden Ghebreyesus, şu ana kadar 13 Ebola vakasının doğrulandığını belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, 1976'dan bu yana KDC'de 17 defa Ebola salgını yaşandığını anımsatarak, "Ebola salgını, hastalık salgınlarının insan sağlığı için sürekli bir tehdit oluşturduğunu ve küresel sağlık güvenliğini sürekli olarak güçlendirmek için işbirliği ve dayanışmanın önemini hatırlatıyor." dedi.</p>

<p>Hollanda bandıralı MV Hondius gemisinin yolcularına ve mürettebatına gösterdikleri dayanışma için Kanarya Adaları'nın Tenerife kentinin halkına teşekkürlerini yineleyen Ghebreyesus, bu krizi yönetmek için yaklaşık 30 hükümet ve diğer paydaşlarla birlikte çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Ghebreyesus, "Geminin yolcularının Tenerife'den transfer operasyonunun başarıyla tamamlandığını ve 120'den fazla kişinin şu anda kendi ülkelerinde bakıma alındığını veya nihai varış noktalarına giderken ev sahibi ülkelerde karantinaya alındığını bildirmekten memnuniyet duyuyorum." diye konuştu.</p>

<p>Geminin kaptanı Jan Dobrogowski ve 26 mürettebatın hala MV Hondius'ta yolculuğa devam ettiğini aktaran Ghebreyesus, geminin 18 Mayıs'ta Hollanda'ya varmasının beklendiğini kaydetti.</p>

<p>- "2 Mayıs'tan bu yana başka ölüm bildirilmedi"</p>

<p>Ghebreyesus, "DSÖ, (hantavirüs) bu olayın küresel nüfus için riskinin düşük olduğunu tekrarlıyor ve gerektiğinde güncellemeler yayınlamaya devam edeceğiz. Bugün itibarıyla DSÖ'ye 3 ölüm dahil toplam 10 vaka bildirildi." dedi.</p>

<p>Bu vakalardan 8'inin Andes virüsü olduğunun laboratuvarda doğrulandığını, 2'sinin ise muhtemel vaka olduğunu belirten Ghebreyesus, 2 Mayıs'tan bu yana başka ölüm bildirilmediğine dikkati çekti.</p>

<p>Ghebreyesus, "6 haftaya kadar uzayan kuluçka süresi nedeniyle yolcular ülkelerine döndüklerinde, özel tesislerde veya evlerinde karantinaya alınıp test yapıldıklarında önümüzdeki günlerde daha fazla vaka bildirilebilir. Bu, salgının genişlediği anlamına gelmez." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hantavirüse karşı küresel yanıtla ilgili çalışmaların sürdüğüne işaret eden Ghebreyesus, 18 Mayıs'ta Cenevre'de başlayacak Dünya Sağlık Asamblesi'nin 79. Toplantısı'nda bu yanıt gibi birçok konunun ele alınacağını dile getirdi.</p>

<p>- Hantavirüs</p>

<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/hantavirusun-kuresel-nufus-icin-riski-dusuk-mu</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2026/05/site-8-copy.jpg" type="image/jpeg" length="41683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EMA duyurdu: Hantavirüs için onaylı tedavi ve aşı yok]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/ema-duyurdu-hantavirus-icin-onayli-tedavi-ve-asi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/ema-duyurdu-hantavirus-icin-onayli-tedavi-ve-asi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa İlaç Ajansı (EMA), hantavirüs enfeksiyonları için Avrupa Birliği çerçevesinde şu anda onaylanmış herhangi bir antiviral tedavi veya aşı bulunmadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>EMA Basın ve Halkla İlişkiler Birimi yetkilisi Yasmina Alcazar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hollanda bandıralı "MV Hondius" yolcu gemisinde tespit edilen ve hızla dünya gündemine oturan hantavirüs vakalarına karşı halihazırda onaylı antiviral tedavi veya aşı olmadığını belirtti.</p>

<p></p>

<p>Bu tür vakalar için uygulanan tedavinin klinik destekleyici bakım ve erken teşhise dayandığını kaydeden Alcazar, "Hayvanlardan geçen bu virüs için aşı veya belirli proteinleri hedef alan ve bağışıklık sisteminizin hastalıklarla savaşmasına yardımcı olan antikor geliştirilmesi hala erken aşamalarda" dedi.</p>

<p></p>

<p>Alcazar, mevcut antiviral tedaviler arasında bu tür hantavirüsler için etkili ve önerilen tedavi bulunmadığını, klinik onay için yeterli çalışma ve kanıtın da mevcut olmadığını belirtti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antiviral bir ilaç olan ve Kovid-19 vakalarında da kullanılan Favipiravir'in hantavirüs vakalarında kullanımını destekleyecek klinik veri bulunmadığını aktaran Alcazar, "Antimikrobiyaller veya antiviraller hastalarda kullanılmadan önce laboratuvarda test edilmeli." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Alcazar, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından hantavirüs için yayımlanan değerlendirme raporunda bu mevcut tedavi yöntemleri ve destekleyici müdahaleler konusunda bilgilendirme yapıldığını belirterek, durumu yakından takip ettiklerini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>- EMA aşı geliştirilmesini desteklemeye hazır</p>

<p></p>

<p>EMA'nın pandemi, acil halk sağlığı ve bu tür belirsiz durumlarda düzenleyici faaliyetleri yöneten bir Acil Durum Görev Gücüne (ETF) sahip olduğunu kaydeden Alcazar, "EMA, ETF aracılığıyla hantavirüsler için aşı ve tedavilerin geliştirilmesini ve düzenleyici değerlendirmesini desteklemeye hazır. Hazırlık faaliyetleri kapsamında EMA, özellikle hantavirüslere ve Bunyaviricetes sınıfına ait (kemirgenler üzerinden bulaşan) diğer virüslere karşı antiviraller ve aşılar geliştiren ilaç firmalarının haritasını çıkardı." dedi.</p>

<p></p>

<p>Alcazar, EMA'nın durumu ECDC, Avrupa Komisyonu ve Avrupa ilaç düzenleyici ağı ile koordinasyon içinde yakından izlediğini bildirdi.</p>

<p></p>

<p>- Gemideki hantavirüs vakaları</p>

<p></p>

<p>Hollanda bandıralı lüks yolcu gemisi MV Hondius, 1 Nisan'da Arjantin'in Ushuaia Limanı'ndan hareket etmişti.</p>

<p></p>

<p>Gemide, 11 Nisan'da 70 yaşındaki Hollanda vatandaşı hayatını kaybetmiş, 13-16 Nisan'da Afrika'nın batısındaki Tristan da Cunha, Erişilmez Ada ve Bülbül Adası ziyaretlerinde 6 yolcunun daha gemiye binmesiyle bu tarihlerdeki kayıtlara göre toplamda 180 yolcu ve mürettebat olduğu belirtilmişti.</p>

<p></p>

<p>Santa Elena'ya geldiğinde gemiden 30 kadar yolcunun yanı sıra hayatını kaybeden yolcunun cesedi ile semptom bulunan Hollandalı eşi de ayrılmıştı. Johannesburg'a giden Hollandalı kadın 26 Nisan'da hayatını kaybetmişti.</p>

<p></p>

<p>İngiliz vatandaşı olan ve semptom gösteren bir erkek yolcu da yanındaki ABD'li arkadaşı ile 27 Nisan'da gemiden indirilmişti.</p>

<p></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2 Mayıs'ta MV Hondius, Cabo Verde'de (Yeşil Burun Adaları) olduğu sırada hantavirüs vakalarının gemide görüldüğünü açıklamış ve 3 Mayıs'ta bir Alman kadın yolcunun hayatını kaybetmesiyle bu gemide seyahat edip virüsten ölenlerin sayısı 3'e çıkmıştı.</p>

<p></p>

<p>Cabo Verde yetkililerinin geminin yanaşmasına ve herhangi bir kişinin inmesine izin vermemesi üzerine DSÖ ve İspanya arasında yapılan görüşmeler sonrasında 5 Mayıs'ta yolcuların indirilmesi için MV Hondius'un Tenerife'ye getirilmesine karar verilmişti.</p>

<p></p>

<p>Tenerife'den tahliye edilen yolculardan 1 Fransız ve 1 ABD'li de ülkelerine gittiklerinde hantavirüs testleri pozitif çıkmıştı.</p>

<p></p>

<p>- Hantavirüs</p>

<p></p>

<p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan hastalık olarak biliniyor.</p>

<p></p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/ema-duyurdu-hantavirus-icin-onayli-tedavi-ve-asi-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2026/05/site-6-47.jpg" type="image/jpeg" length="86633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den hantavirüsü açıklaması: Riski düşük]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/dsoden-hantavirusu-aciklamasi-riski-dusuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/dsoden-hantavirusu-aciklamasi-riski-dusuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, Doğu Akdeniz Bölgesi'nde şu ana kadar herhangi bir hantavirüs vakasının bildirilmediğini belirterek, "DSÖ, şu anda bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. Durumu izlemeye ve güncellemeler sağlamaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balkhy, Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmesi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.</p>

<p>DSÖ'nün, Atlantik Okyanusu'nda bir yolcu gemisiyle bağlantılı bir dizi hantavirüs vakasını yakından izlediğini ve bu konuda uluslararası müdahaleyi koordine ettiğini belirten Balkhy, Doğu Akdeniz Bölgesi'nde herhangi bir vakanın bildirilmediğini kaydetti.</p>

<p>Balkhy, hantavirüs enfeksiyonunun nadir görüldüğünü ancak ciddi hastalıklara neden olabileceğini belirterek, virüsün, enfekte kemirgenlerle ya da bunların idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas yoluyla insanlara bulaştığını ifade etti.</p>

<p>Başlangıçta belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve mide bulantısı olabileceğine işaret eden Balkhy, "Ancak hızla ciddi solunum yolu hastalığına dönüşebilir ve vaka ölüm oranı yüzde 50'ye kadar ulaşabilir. Bu nedenle, yoğun destekleyici bakıma erken erişim kritik öneme sahip." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Balkhy, gemide vakada yer alan hantavirüs türünün, Latin Amerika'da bulunan ve insanlar arasında yakın ve uzun süreli temas yoluyla sınırlı şekilde bulaştığı bilinen tek tür Andes virüsü olduğunun altını çizerek, "DSÖ, şu anda bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. Durumu izlemeye ve güncellemeler sağlamaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye giden "MV Hondius" isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmiş, enfekte olan 3 kişi hayatını kaybetmişti.</p>

<p>- Hantavirüs</p>

<p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor.</p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/dsoden-hantavirusu-aciklamasi-riski-dusuk</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2026/05/site-6-25.jpg" type="image/jpeg" length="51218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlike: Kalp krizi aylar öncesinden kendini gösterebilir]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/eforla-gelen-gogus-agrisina-dikkat-kalp-krizinin-ilk-isareti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/eforla-gelen-gogus-agrisina-dikkat-kalp-krizinin-ilk-isareti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Okay Abacı, kalp krizinin çoğu zaman aniden gelişen bir durum gibi algılansa da bazı hastalarda aylar öncesinden çeşitli belirtilerle kendini gösterebildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, kalp ve damar hastalıklarının dünyada en önemli ölüm nedenleri arasında yer aldığını ifade eden Abacı, kalp krizinin çoğu zaman kalbi besleyen koroner damarların ani tıkanmasıyla ortaya çıktığını kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Kalp krizinin bazı hastalarda önceden çeşitli belirtilerle kendini gösterebildiğini vurgulayan Abacı, özellikle eforla ortaya çıkan göğüs ağrılarının önemli bir uyarı olabileceğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Abacı, kalp krizinin en önemli belirtilerinden birinin göğüs ağrısı olduğunu belirterek, "Bu ağrı çoğu zaman göğsün ortasında baskı ya da sıkışma şeklinde hissedilir. Özellikle eforla ortaya çıkıp dinlenmekle geçen göğüs ağrıları kalp damarlarında darlık olabileceğinin önemli bir göstergesidir." değerlendirmelerinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Bazı hastalarda ağrının çeneye, sol kola, omuza ya da sırta yayılabildiğine dikkati çeken Abacı, "Bununla birlikte nefes darlığı, çabuk yorulma, terleme ve mide bulantısı gibi belirtiler de kalp damar hastalıklarının habercisi olabilir." ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Kalp krizinin her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmayabileceğine işaret eden Abacı, özellikle diyabet hastalarında "sessiz kalp krizi" olarak adlandırılan durumun görülebildiğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Abacı, diyabeti olan bazı kişilerde kalp krizinin belirgin göğüs ağrısı olmadan da gelişebildiğini aktararak, bu nedenle risk grubunda bulunan kişilerin düzenli kardiyoloji kontrollerini yaptırmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde bazı risk faktörlerinin önemli rol oynadığını belirten Abacı, "Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, hareketsiz yaşam ve aşırı kilo kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması kalp sağlığını korumada oldukça önemlidir." değerlendirmelerini yaptı.</p>

<p></p>

<p>Abacı, göğüs ağrısı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini kaydederek, özellikle eforla ortaya çıkan ve tekrarlayan şikayetlerde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/eforla-gelen-gogus-agrisina-dikkat-kalp-krizinin-ilk-isareti-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2026/04/site-42-5.jpg" type="image/jpeg" length="99807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Azerbaycan'dan elektronik sigaraya kapsamlı yasak]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/azerbaycandan-elektronik-sigaraya-kapsamli-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/azerbaycandan-elektronik-sigaraya-kapsamli-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan'da, sıvı elektronik sigaralar ve bileşenlerinin ithalatı, ihracatı, üretimi, depolanması, toptan ve perakende satışı ile kullanımına yasak getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Milli Meclisinin genel kurul toplantısında, "Tütün ve Tütün Mamulleri Hakkında" kanunda değişiklik öngören teklif kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Düzenlemeye göre, nikotin veya aroma içeren sıvıyı ısıtarak buhar üreten elektronik sigara ve bileşenlerinin ithalatı, ihracatı, üretimi, depolanması, toptan ve perakende satışı ile kullanımı yasaklandı.</p>

<p></p>

<p>Isıtılmış tütün ürünlerinin ise yasak kapsamına alınmadığı düzenlemeye göre sıvı elektronik sigaralar vergiye tabi mallar listesinden kaldırılacak ve bu ürünlerin reklamı yapılamayacak.</p>

<p></p>

<p>Düzenleme, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması halinde 1 Nisan 2026'da yürürlüğe girecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/azerbaycandan-elektronik-sigaraya-kapsamli-yasak</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/12/site-94-1.jpg" type="image/jpeg" length="49047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: Bu yıl 87 yeni HIV/AIDS vakası kaydedildi]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/saglik-bakanligi-bu-yil-87-yeni-hivaids-vakasi-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/saglik-bakanligi-bu-yil-87-yeni-hivaids-vakasi-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi (IKBY) Sağlık Bakanlığı son 11 ayda HIV/AIDS vakalarının sayısına ilişkin istatistikleri yayınladı ve bu süre zarfında 600 binden fazla test yapıldığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IKBY Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, bu yılın son 11 ayında yalnızca kamu sektöründe 609.306 kan testi yapıldığını duyurdu.</p>

<p></p>

<p>Açıklamada, testlerin oturma izni almadan önce yabancılara, evlilik öncesi testlere, kan bağışçılarına, turist işçilere, tutuklu ve hükümlülere, kronik hastalığı olan hastalara ve ameliyat geçirenlere yapıldığı kaydedildi.</p>

<p></p>

<p>Açıklamaya göre, 87 yeni vaka doğrulandı.</p>

<p></p>

<p>• 64 vaka yabancı uyruklu</p>

<p></p>

<p>• 23 vaka ise IKBY vatandaşı</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı, tüm yeni vakaların ve önceki yıllardaki vakaların tıbbi gözetim, tedavi ve rehberlik altında olduğunu belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/saglik-bakanligi-bu-yil-87-yeni-hivaids-vakasi-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/12/172222020-1-700x420.jpg" type="image/jpeg" length="41785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[D vitamini eksikliği saç dökülmesi ve erken yaşlanmaya yol açıyor]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/d-vitamini-eksikligi-sac-dokulmesi-ve-erken-yaslanmaya-yol-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/d-vitamini-eksikligi-sac-dokulmesi-ve-erken-yaslanmaya-yol-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman, D vitamininin sağlığa birçok katkısının olduğunu, eksikliğinin ise hücresel yaşlanmayı hızlandırdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Hacıosman, UVB'nin cilde ulaşması için gereken şartların genellikle sağlanamadığına dikkati çekti.</p>

<p></p>

<p>UVB'nin etkin olabilmesi için güneşi 10.00-16.00 arasında 10-20 dakika maruziyetle almak gerektiğini, gölge, cam, bulut ve kışın UVB'yi engellediğini anlatan Hacıosman, D vitamininin kemik sağlığı haricinde vücutta birçok alanda etkili olduğuna işaret etti.</p>

<p></p>

<p>Hacıosman, "Bağışıklık, hormon dengesi, kas gücü, cilt yenilenmesi, beyin ve metabolizma üzerinde çok geniş bir etkisi vardır. D vitamininin birçok konuda katkısı olduğu aşikar olmakla eksikliği saç dökülmesi ve erken yaşlanma sebebi olabilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Hacıosman, D vitamininin mililitre başına 20 nanogram altı olması halinde saç dökülmesinin sık görüldüğünü, dökülmenin tedaviyle 2-3 ayda azaldığını aktardı.</p>

<p></p>

<p>- "D Vitamini yetersizliği ciltte elastikiyet kaybına yol açıyor"</p>

<p></p>

<p>D vitamini eksikliğinin erken yaşlanmayla ilişkili direkt olmasa da dolaylı yoldan yaşlanma sürecini etkilediğine dikkat çeken Hacıosman, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"D vitamin eksikliği kolajen sentezinde bozulma yaratması nedeniyle cilt elastikiyeti azalır böylelikle cilt parlak ve dolgun görünümünü yitirir ciltte kırışıklıklar artar. Yine D vitamini yetersizliği hücresel yaşlanmayı hızlandırır. Ayrıca D vitamininin antioksidan etkisi olduğundan yetersizliğinde serbest radikal birikimi artar bu da hücre tamirinin gecikmesine, ayrıca hücre hasarının artmasına neden olur. D vitamini eksikliği bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve cilt yenilenmesinin yavaşlamasına sebep olur. Bunlar ciltte kuruluk, ince kırışıklık, solgunluk, güneşe karşı hassasiyet gibi 'erken yaşlanma' belirtilerini artırabilir.</p>

<p></p>

<p>Ancak saç dökülmesi ve erken yaşlanma sadece D vitamini eksikliğine bağlı değildir. Bu durum birçok faktör birlikte değerlendirilmelidir. Saç dökülmesi en sık ferritin düşüklüğünde görülmekle B12, çinko düşüklüğü, tiroit fonksiyonları özellikle TSH bozukluğu, stres, uykusuzluk, genetik yapı, hormonal bozuklukları, sigara, UV maruziyeti de bunlarda etkilidir. D vitamininin optimal seviyesinin 40-60 ng/mL civarında olmalıdır. Özellikle saç dökülmesi olan hastalarda genelde bu aralıkta saç daha güçlü çıkmaktadır. Tedaviye başlanınca saç dökülmesinde 6-12 hafta içinde belirgin azalma olur. Ciltte ise toparlanma süresi 8-12 haftayı bulmaktadır."</p>

<p></p>

<p>- "D Vitamini tedavisi kişiye özel planlanmalı"</p>

<p></p>

<p>Hacıosman, D vitamini tedavisinin kişiden kişiye değiştiğini, tedavinin kan düzeyine, hastanın kilosuna, eşlik eden saç dökülmesi tipine, demir eksikliğine ve diğer hastalıklara göre belirlenmesi gerektiğini aktardı.</p>

<p></p>

<p>D vitamin takviyesine en az 3 ay düzenli olarak devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Hacıosman, vitamini yağlı bir öğünle, yemekle alınmasının önemli olduğunu, Omega-3 ile almanın emilimi artırabileceğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Hacıosman, K2 vitamini ile D vitamini alımının kemik yönünden faydalı olacağına değinerek, toksik dozlara çıkarmamak için tedaviye başladıktan 3 ay sonra vitamin düzeyinin kontrol edilmesi gerektiğini anlattı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/d-vitamini-eksikligi-sac-dokulmesi-ve-erken-yaslanmaya-yol-aciyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Nov 2025 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/11/site-normal-foto-637332p-kopya-3-3.jpg" type="image/jpeg" length="28220"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den uyarı: Her yıl 7 milyon kişinin ölümüne neden oluyor]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/dsoden-uyari-her-yil-7-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/dsoden-uyari-her-yil-7-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, tütünün her yıl 7 milyon insanın ölümüne neden olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşım yaptı.</p>

<p></p>

<p>Tütünün her yıl 7 milyon insanın ölümüne neden olduğunu aktaran Ghebreyesus, "Sigarayı bırakıp hayat kurtarmanın zamanı geldi." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/dsoden-uyari-her-yil-7-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 22:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/11/site-normal-foto-637332p-kopya-8.jpg" type="image/jpeg" length="78547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Popüler zayıflama ilaçlarına göz sağlığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/zayiflama-ilaclari-gorme-kaybina-yol-acabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/zayiflama-ilaclari-gorme-kaybina-yol-acabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Sağlık Grubu'ndan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sevil Arı Yaylalı, son dönemde kullanımı artan zayıflama ilaçlarının nadir de olsa kalıcı görme kaybına neden olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yaylalı, son zamanlarda popüler hale gelen yeni nesil zayıflama ilaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Yaylalı, milyonların kilo verme umuduyla kullandığı bu ilaçların, nadir de olsa kalıcı görme kaybına yol açabileceğini aktararak, "Zayıflamak uğruna göz sağlığınızı riske atmayın. Bu ilaçları kullanan veya kullanmayı düşünen hastalar, görme sinirinde hasar riski nedeniyle tedaviye başlamadan önce mutlaka bir göz hekiminin kontrolünden geçmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Diyabet tedavisi için geliştirilen ve kilo kaybı sağlaması nedeniyle yaygın kullanılan GLP-1 reseptör agonistlerinin bazı hastalarda göze ait yan etkilere neden olabileceğini vurgulayan Yaylalı, bu ilaçlarla ilişkilendirilen en önemli yan etkinin, görme sinirinde beslenme bozukluğu sonucu ortaya çıkan iskemik optik nöropati olduğunu belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Yaylalı, şeker hastalığı veya obezitesi bulunan kişilerin bu ilaçları kullanmadan önce mutlaka göz muayenesinden geçmesi gerektiğini ifade ederek, "Bu ilaçların kullanımı öncesinde hastaların göz hekimi tarafından değerlendirilmesi, varsa retinopati gibi risklerin tespit edilmesi gerekir. Çünkü hızlı kan şekeri düşüşleri, mevcut göz tutulumunu ağırlaştırabilir." uyarısında bulundu.</p>

<p>Hızlı kan şekeri düşüşlerinin özellikle diyabetik retinopati hastalarında tehlikeli olabileceğini belirten Yaylalı, bazı hastalarda görme azalmasına yol açan görme noktasında sıvı birikiminin gözlemlenebileceğini aktardı.</p>

<p>Yaylalı, bu durumda göz içi enjeksiyon tedavisinin gerekebileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Zayıflama ilaçlarının yaşa bağlı sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu) üzerindeki etkileri de henüz tam açıklığa kavuşmadı. Bazı çalışmalarda kuru tip sarı nokta riskinin azaldığı, yaş tip formun ise arttığı bildiriliyor. Ancak bu konuda kesin yargıya varmak için uzun dönemli, geniş hasta gruplarında yapılacak araştırmalara ihtiyaç var."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/zayiflama-ilaclari-gorme-kaybina-yol-acabiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Nov 2025 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/11/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-kopyasi-2025-11-16t110208127.jpg" type="image/jpeg" length="33565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da 400 bin hayvan itlaf edildi]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/almanyada-400-bin-hayvan-itlaf-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/almanyada-400-bin-hayvan-itlaf-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da artan kuş gribi vakaları nedeniyle şu ana kadar 400 bin kanatlı hayvanın itlaf edildiği bildirildi.</p>

<p></p>

<p>Friedrich Loeffler Enstitüsünden (FLI) yapılan açıklamada, kuş gribi vakalarının, en şiddetli yaşandığı yıl olan 2021'deki rakamlarla benzerlik gösterdiği ifade edildi.</p>

<p></p>

<p>Almanya'da 30 çiftlikte 400 bin tavuk, ördek, kaz ve hindinin itlaf edilip ardından imha edildiği durumun nasıl gelişeceğini tahmin etmenin imkansız olduğu belirtildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Şimdiye kadarki en büyük kayıplar Mecklenburg-Batı Pomeranya ve Brandenburg'da kaydedildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Brandenburg'daki Markisch-Oderland bölgesi, kuş gribi nedeniyle 130 bin hayvanı daha itlaf edeceğini duyurdu.</p>

<p></p>

<p>Aynı bölgede daha önce 150 bin kanatlı hayvan itlaf edilmişti.</p>

<p></p>

<p>Özellikle Brandenburg'un kuzeybatısındaki Linumer Teichland bölgesinde toplu turna ölümleri yaşandığı aktarıldı.</p>

<p></p>

<p>Almanya'da 2020-2021 yıllarındaki kış aylarında 2 milyondan fazla kümes hayvanı, kuş gribi nedeniyle itlaf edilmek zorunda kalmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/almanyada-400-bin-hayvan-itlaf-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/10/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-kopyasi-9-copy-3.jpg" type="image/jpeg" length="96042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail ordusundan Gazze'ye yönelik şiddetli saldırı tehdidi]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/israil-ordusundan-gazzeye-yonelik-siddetli-saldiri-tehdidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/israil-ordusundan-gazzeye-yonelik-siddetli-saldiri-tehdidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ordusu, Hamas'ın Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle Gazze'ye şiddetli saldırılar düzenleyeceği tehdidinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, Gazze Şeridi'ndeki "sarı hat" diye isimlendirilen bölgenin İsrail kontrolünde olan kısmının kırmızıya boyandığı bir harita paylaşarak açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamas'ın ateşkesi ihlal ettiğini ileri süren Adraee, İsrail ordusunun Hamas altyapısına ve unsurlarına karşı güç kullanarak karşılık vereceğini duyurdu.</p>

<p>Adraee, Filistinlilere "sarı hattın batısında kalın" uyarısında bulunarak kırmızı işaretlenen bölgenin tehlikeli bir savaş bölgesi olduğu ve hala bu bölgede bulunan Filistinlilerin batıya doğru hareket etmesi gerektiğini belirtip tehdit etti.</p>

<p><strong>- İsrail ordusu Nusayrat'a saldırı hazırlığında</strong></p>

<p>Öte yandan İsrail ordusunun, daha önce esirlerin orada tutulduğu düşüncesiyle şiddetli saldırı düzenlemekten kaçındığı Nusayrat bölgesine sağ esirler teslim edildikten sonra saldırı hazırlığında olduğu bildirildi.</p>

<p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın İsrailli güvenlik kaynağına haberine göre İsrail ordusu, daha önce esirlerin orada olabileceği endişesiyle saldırı düzenlemediği bölgeleri hedef alacak.</p>

<p>İsrailli güvenlik kaynağı, "Esirlerin sağ serbest bırakılmasının ardından Hamas'a karşı güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz." ifadesini kullandı.</p>

<p>- İsrail, Hamas'ın ateşkesi ihlal ettiği bahanesiyle Gazze'ye saldırılar düzenledi</p>

<p>İsrail, Hamas'ın Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta İsrail ordusu unsurlarını hedef aldığı iddiasıyla çeşitli bölgelere hava saldırıları düzenlemişti.</p>

<p>Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları ise yaptığı açıklamada, ateşkese bağlı olduklarını ve Refah'taki olaylarla bir ilgilerinin bulunmadığını duyurmuştu.</p>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle Gazze Şeridi'ne yönelik "sert müdahalede bulunulması" talimatı verdiği açıklanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/israil-ordusundan-gazzeye-yonelik-siddetli-saldiri-tehdidi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/10/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-kopyasi-8-115.jpg" type="image/jpeg" length="54117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: Dünyada her 5 yetişkinden 1'i tütün bağımlısı]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/dso-dunyada-her-5-yetiskinden-1i-tutun-bagimlisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/dso-dunyada-her-5-yetiskinden-1i-tutun-bagimlisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), tütün kullanılan kişi sayısında yaşanan azalmaya rağmen dünya genelinde her 5 yetişkinden 1'inin tütün bağımlısı olmaya devam ettiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ, küresel olarak tütün kullanımıyla ilgili yeni raporunu açıkladı.</p>

<p>Dünya genelinde sigara tüketiminin azaldığı ancak tütün salgınının henüz bitmediği aktarılan raporda, 2000'de 1,38 milyar olan tütün kullanıcılarının sayısının 2024'te 1,2 milyara düştüğü kaydedildi.</p>

<p>Raporda, 2010'dan bu yana tütün kullanan kişi sayısının 120 milyon azaldığı, bunun da göreceli olarak yüzde 27'lik bir düşüşe denk geldiği ifade edildi.</p>

<p>Milyonlarca insanın tütünü bırakması veya başlamamayı tercih etmesine rağmen dünya genelinde her 5 yetişkinden 1'inin tütün bağımlısı olmaya devam ettiği vurgulanan raporda, tütün kullanımının her yıl milyonlarca önlenebilir ölüme yol açmaya devam ettiği bilgileri paylaşıldı.</p>

<p>- "Dünya genelinde 100 milyondan fazla insan artık elektronik sigara kullanıyor"</p>

<p>Raporda, küresel elektronik sigara kullanımına ilişkin rakamların endişe verici olduğunun altı çizildi.</p>

<p>"Dünya genelinde 100 milyondan fazla insan artık elektronik sigara kullanıyor" denilen raporda, bu 100 milyon kişiden çoğunluğu yüksek gelirli ülkelerde olmak üzere en az 86 milyonunu yetişkinlerin, en az 15 milyonunu ise 13-15 yaşında ergen çocukların oluşturduğu belirtildi.</p>

<p>Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, "Dünya genelindeki ülkelerin tütün kontrol çabaları sayesinde milyonlarca insan tütün kullanımını bırakıyor veya tütün kullanmaya başlamıyor." ifadesini kullandı.</p>

<p>Tütün endüstrisinin, bu güçlü ilerlemeye, gençleri agresif bir şekilde hedef alan yeni nikotin ürünleriyle karşılık verdiğini vurgulayan Ghebreyesus, hükümetlere, kanıtlanmış tütün kontrol politikalarını uygulamada daha hızlı ve daha güçlü hareket etme çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/dso-dunyada-her-5-yetiskinden-1i-tutun-bagimlisi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 23:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/10/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-kopyasi-8-77.jpg" type="image/jpeg" length="68741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin’den çığır açan buluş: 3 dakikada kırıkları onaran kemik yapıştırıcısı]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/cinden-cigir-acan-bulus-3-dakikada-kiriklari-onaran-kemik-yapistiricisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/cinden-cigir-acan-bulus-3-dakikada-kiriklari-onaran-kemik-yapistiricisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çinli bilim insanları, kırık tedavisinde devrim yaratabilecek yeni bir biyoyapıştırıcı geliştirdi. "Bone-02" adı verilen bu özel formül, deniz canlılarının doğadaki yapışma mekanizmalarından ilham alarak hazırlandı ve yalnızca 3 dakika içinde kemik kırıklarını kalıcı olarak onarma potansiyeline sahip. Kanlı ve nemli ortamlarda dahi güçlü tutunma sağlayabilen bu yapıştırıcı, vücut tarafından emilebilmesi sayesinde ikinci bir cerrahi müdahiyeye gerek bırakmadan kemik iyileşmesini destekliyor. Şimdiden 150’den fazla hasta üzerinde başarıyla denenen yöntem, acil servislerde ve savaş alanlarında hayat kurtarıcı bir çözüm olarak görülüyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknik testlerde yapıştırıcının bağlanma kuvvetinin 180 kilogramın üzerinde olduğu, kayma dayanımının yaklaşık 0,5 megapascal, basma dayanımının ise 10 megapascal civarında olduğu bildiriliyor. Bu değerler, yapıştırıcının sadece kısa süreli bir sabitleme değil, günlük yaşamda kemiğin maruz kalacağı kuvvetleri taşıyabilecek kalıcı bir onarım sağladığını gösteriyor.</p>

<p></p>

<p>Çin’deki araştırmacıların geliştirdiği bu biyoyapıştırıcı, özellikle kanlı ortamlarda bile hızlı şekilde sabitlenme özelliğiyle öne çıkıyor. Üstelik yapıştırıcının biyoemilebilir olması, yani vücut tarafından zamanla emilerek ortadan kaybolması, ek bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kemiklerin doğal iyileşmesine imkân tanıyor. Çin basınında yer alan haberlere göre Bone-02, bugüne kadar 150’den fazla hastada denendi. Bu projeyi, henüz hayvan deneyleri aşamasında olan Güney Kore’deki “kemik yazıcı” teknolojisinden ayıran en kritik noktalardan biri de bu. Çin'de geliştirilen bu yöntem, şimdiden insanlar üzerinden test edilip başarılı sonuçlar vermiş durumda. Nitekim elde edilen bu başarı, Batı medyasında da geniş yer buldu.</p>

<p></p>

<p>Çinli araştırmacıların açıklamalarına göre Bone-02, ilerde özellikle acil servislerde ve savaş alanı gibi kritik ortamlarda hayati rol oynayabilir. Çünkü mevcut cerrahi yöntemler saatler sürebilirken, bu yapıştırıcıyla yalnızca birkaç dakika içinde geçici değil, doğrudan kalıcı bir çözüm üretmek mümkün olabilecek.</p>

<p></p>

<p>Bu gelişme, kırık tedavilerinde geleceğin yalnızca metal implantlar ya da uzun iyileşme sürelerine bağlı olmayabileceğini gösteriyor. Güney Kore’deki “kemik yazıcısı” ve Çin’in “Bone-02” projesi, kırık tedavisinde köklü bir paradigma değişiminin habercisi olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/cinden-cigir-acan-bulus-3-dakikada-kiriklari-onaran-kemik-yapistiricisi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/09/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-kopyasi-60-1.jpg" type="image/jpeg" length="97505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan’da Yeni Kan Grubu keşfedildi: “CRIB”]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/hindistanda-yeni-kan-grubu-kesfedildi-crib</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/hindistanda-yeni-kan-grubu-kesfedildi-crib" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’ın Karnataka eyaletinde bir kadın kalp ameliyatı olmak için hastaneye başvurmasının ardından ameliyattan önce yapılan rutin testlerin sonucunda kanında bir uyumsuzluk tespit edildi. Kadının bilinen kan grubu O Rh+ olmasına rağmen, hastanede mevcut hiçbir kan ünitesiyle çapraz eşleşme ile uyum sağlanamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu olağandışı durum, vakayı Bangalore’daki Rotary Kan Merkezi’ndeki ileri immünohematoloji laboratuvarına taşıdı. Kan merkezinde kadından alınan kan örneği ile diğer kan gurupları arasında yapılan testler sonucunda hepsiyle uyumsuz çıktı. Hastanın ailesinden alınan 20 yakın kan örneğinde de hiçbir eşleşme elde edilemeyince, kesin tanı için örnekler İngiltere’nin Bristol kentindeki Uluslararası Kan Grubu Referans Laboratuvarı’na (IBGRL) gönderildi.</p>

<p></p>

<p>Aylarca süren yoğun serolojik ve genetik analizle hastanın alyuvarlarında şu ana dek tanımlanmamış yeni bir antijen keşfedildi. Bu antijen Cromer kan grubu sistemine ait ve keşfin yapıldığı yerleri simgeleyen bir isimle CRIB olarak adlandırıldı (CR = Cromer, IB = India–Bengaluru). Kadının kan grubu şimdiye kadar dünyada sadece kendisinde görülen bir tür olarak tescil edildi.</p>

<p></p>

<p>CRIB kan grubu, Hint ve İngiltere kan grubu uzmanlarının ortak çalışmasıyla tanımlandı. Hastanın örneğini inceleyen ekip, Bangalore’daki Rotary Kan Merkezi’nden Dr. Ankit Mathur ve arkadaşları ile Birleşik Krallık’taki IBGRL araştırmacılarından oluşuyordu. Keşfin ardından Haziran 2025’te Milano’da düzenlenen Uluslararası Kan Transfüzyon Derneği (ISBT) bölgesel kongresinde bulgu dünya kamuoyuna duyuruldu. Böylece hasta, CRIB antijenine sahip dünyadaki ilk kişi olarak bilim dünyasına geçti.</p>

<p></p>

<p>Keşiften sonra, hastanın ve potansiyel donörlerin takibi için yeni adımlar atıldı. Rotary Bangalore Kan Merkezi başta olmak üzere Karnataka Eyaleti Kan Merkezleri, Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi (ICMR) ve diğer kurumların katılımıyla bir “Nadir Kan Grubu Donörü Kayıt Sistemi” kuruldu. Böylece CRIB gibi aşırı nadir antijen taşıyan kişilerin tanımlanması ve ihtiyaç halinde kan eşleştirmesi kolaylaştırılacak. Bilim insanları ayrıca CRIB-antijenini saptamaya yönelik özel antikor panelleri ve test kitleri geliştirme çağrısı yapıyor. Bu sayede CRIB pozitif bireyler erken teşhis edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Günlük hayatta kan bağışı ve nakillerde kullanılan sistem, halk arasında bilinen 8 temel kan grubunu “A+, A-, B+, B-, AB+, AB-, 0+, 0-“ kapsayan ABO sistemidir. Ancak bilimsel olarak bakıldığında insan alyuvarlarında antijenlere göre tanımlanmış 43 farklı kan grubu sistemi ve yüzlerce alt tip bulunmaktadır. Bu sistemler arasında en nadir kan grupları; ‘Altın Kan’ olarak bilinen Rh null, Hindistan’da keşfedilen Bombay (hh) ve 2025 yılında tanımlanan CRIB kan grubudur.</p>

<p>Hazırlayan: Mustafa Çakmakçı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/hindistanda-yeni-kan-grubu-kesfedildi-crib</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/09/8b760b99120250731t122806.jpg" type="image/jpeg" length="97111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıp dünyasında ilk: 38 yaşındaki kadında yeni kan grubu bulundu]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/tip-dunyasinda-ilk-38-yasindaki-kadinda-yeni-kan-grubu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/tip-dunyasinda-ilk-38-yasindaki-kadinda-yeni-kan-grubu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'da 38 yaşındaki bir kadının kanında, daha önce hiçbir insanda görülmemiş yeni bir kan grubu antijenine rastlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'ın Karnataka eyaletinde kalp ameliyatı öncesi yapılan rutin testler sonucunda yeni bir kan grubu keşfedildi. 38 yaşındaki bir kadında, daha önce bilim dünyasında tanımlanmamış benzersiz bir kan grubu antijeni tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>"CRIB" adı verilen bu antijenin dünyadaki ilk taşıyıcısı olan kadın, tıp literatürüne geçti. Kadının O Rh pozitif olduğu belirlenmesine rağmen, mevcut kan ünitelerinin hiçbiriyle uyum sağlanamadı. Testlerde, hastanın kanının "panreaktif" olduğu yani hiçbir test örneğiyle uyumlu olmadığı ortaya çıktı.</p>

<p></p>

<p>On ay süren moleküler inceleme ve uluslararası laboratuvarlarla yapılan testlerin ardından, İngiltere'nin Bristol kentindeki Uluslararası Kan Grubu Referans Laboratuvarı (IBGRL) bu özel durumu doğruladı. Yeni keşfedilen antijenin ismi "CRIB" olarak tanımlandı. Bu isimde "CR", Cromer kan grubu sistemini, "IB" ise "India" ve "Bangalore"u temsil ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/tip-dunyasinda-ilk-38-yasindaki-kadinda-yeni-kan-grubu-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Jul 2025 21:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/07/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-kopyasi-3-3.jpg" type="image/jpeg" length="98758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya genelinde 2023'te 316 milyon kişi uyuşturucu kullandı]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/dunya-genelinde-2023te-316-milyon-kisi-uyusturucu-kullandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/dunya-genelinde-2023te-316-milyon-kisi-uyusturucu-kullandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM), 2023 yılında dünya genelinde 316 milyon kişinin uyuşturucu kullandığını ve uyuşturucu kullanımının son 10 yılda yüzde 28 arttığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>BM Genel Kurulu'nun 1987'de uyuşturucusuz bir toplum hedefine ulaşmak, uluslararası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirmek amacıyla aldığı kararla 26 Haziran, "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" olarak belirlendi.</p>

<p>Bu kapsamda 26 Haziran, uluslararası toplumun dikkatini uyuşturucu sorununa çekmek ve uyuşturucu ile küresel düzeyde mücadele etmek amacıyla kutlanıyor.</p>

<p>BM Uluslararası Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından 2023 verilerinin yer aldığı "2025 Dünya Uyuşturucu Raporu" kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Küresel olarak 2023'te 316 milyon kişinin uyuşturucu kullandığı aktarılan raporda, son 10 yılda uyuşturucu kullanımındaki artışın yüzde 28 olduğu ifade edildi.</p>

<p>Raporda, en çok kullanılan uyuşturucu maddenin esrar olduğu ve 244 milyon kişinin bu maddeyi kullandığı kaydedilirken, yaklaşık 61 milyon kişinin "opioid" adlı sentetik uyuşturucu çeşitlerini, 31 milyon kişinin amfetamin türü maddeleri, 25 milyon kişinin kokain ve 21 milyon kişinin ekstazi kullandığı belirtildi.</p>

<p><strong>- 64 milyon kişi uyuşturucu nedeniyle sağlık sorunları yaşıyor</strong></p>

<p>Uyuşturucu nedeniyle rahatsızlıklar yaşayan ve tedavi hizmeti bekleyenlerin sayısında son on yılda yaklaşık yüzde 13 artışın olduğu vurgulanan raporda, 2023'te 64 milyon kişinin uyuşturucuya bağlı çeşitli sağlık sorunları yaşadığına işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, uyuşturucu kaynaklı rahatsızlık yaşayan her 18 kadından yalnızca 1'inin tedavi imkanı bulabilirken, erkeklerde bu oranın 7'de 1 olduğu belirtildi.</p>

<p>Uyuşturucu kullanımındaki cinsiyet farkının da sosyal, kültürel ve çevresel faktörlerle ilgili olduğu vurgulanan raporda, Afrika ve Asya'da erkeklerin kadınlardan neredeyse 10 kat daha fazla esrar kullandığı, Avrupa'da ise bu oranın iki katı olduğu kaydedildi.</p>

<p>Her ne kadar uyuşturucu kullanımı erkeklerde daha yüksek oranlarda görülse de, raporda, kadınların erkeklerden daha hızlı bağımlılık geliştirebildiği ve daha "şiddetli" psikolojik problemler yaşayabildiğinin altı çizildi.</p>

<p><strong>- 14 milyon kişi uyuşturucu enjekte etti</strong></p>

<p>Uyuşturucunun beraberinde getirdiği ölümcül sağlık sorunlarına da yer verilen raporda, 2023'te 14 milyon kişinin uyuşturucuyu vücutlarına enjekte ederek kullandığına, bu kişilerin 1,7 milyonunun HIV, 1,5 milyonunun HIV ve hepatit C, 6,9 milyonunun ise yalnızca hepatit C virüsü taşıdığına dikkati çekildi.</p>

<p>Enjekte ederek uyuşturucu kullanımının küresel hepatit C salgınının önemli bir etkeni olmaya devam ettiği vurgulanan raporda, uyuşturucu enjekte eden kişiler arasında HIV edinme riskinin genel nüfusa göre 14 kat daha yüksek olduğu ifade edildi.</p>

<p>Raporda, 2023'te ise uyuşturucu enjekte eden neredeyse 8 kişiden 1'inin hepatit C hastalığı taşıdığı bildirildi.</p>

<p><strong>- Uyuşturucu üretimi ve trafiği</strong></p>

<p>Dünyada kokain arzı ve talebinde artış yaşandığına işaret edilen raporda, kokainin elde edildiği koka ağacının 2022'ye kıyasla yaklaşık yüzde 6'lık bir artışla 376 bin 784 hektarlık alanda ekildiği aktarıldı.</p>

<p>Raporda, emniyet güçlerinin ele geçirdiği uyuşturucu miktarına da değinildi. 2023'te 2 bin 275 ton kokain, 1236 ton esrar reçinesi, 5 bin 749 ton esrar tohumu ele geçirildiği belirtilen raporda, ele geçirilen kokain ve esrar reçinesinde artış, esrar tohumunda ise yaklaşık yüzde 8 düşüş yaşandığı kaydedildi.</p>

<p></p>

<p>AA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/dunya-genelinde-2023te-316-milyon-kisi-uyusturucu-kullandi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Jun 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/06/site-foto-yeni-boyut-1280-x-720-piksel-2025-06-26t111358139.jpg" type="image/jpeg" length="61887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Herkesi tehdit eden sinsi hastalık: Kanser]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/herkesi-tehdit-eden-sinsi-hastalik-kanser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/herkesi-tehdit-eden-sinsi-hastalik-kanser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser, hem dünyada hem de bölgemizde en çok ölüme neden olan hastalıklardan biridir. Bu hastalığın nedenleri, tedavi yöntemleri, vaka sayısındaki artış ve vatandaşların bu konudaki soruları gibi birçok önemli konu gündeme gelmektedir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp hastalığından sonra kanser, dünya çapında en yaygın ölümcül hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, her yıl yaklaşık 20 milyon kişi hastalığa yakalanıyor ve yaklaşık yarısı hayatını kaybediyor.</p>

<p></p>

<p>Kanserin yüksek görülme sıklığı ve ölüm oranı, dünya çapındaki sağlık merkezlerinin sürekli olarak farkındalığı artırmaya ve hastalık için yeni tedaviler bulmaya çalıştığı bir zamanda geliyor, ancak hala ikinci en tehlikeli hastalık olarak kabul ediliyor.</p>

<p></p>

<p>TEBA Gazetesi olarak daha fazla bilgi edinmek üzere Erbil'deki kanser ve kan hastalıklarıyla ilgili olan Nanakali Hastanesi'nde görevli Kan Hastalıkları ve Kanser Uzmanı Dr. Saya Selahaddin Necmeddin ile röportaj gerçekleştirdik.</p>

<p></p>

<p>Kan Kastalıkları ve Kanser Uzmanı Dr. Saya Selahaddin Necmeddin, kanser oranının geçmişe göre artma nedenine ilişkin, “Yaşam tarzındaki değişiklikler kanserin başlıca nedenlerinden biridir ve hastalığın görülme sıklığının geçmişe kıyasla önemli ölçüde arttığını söyleyemeyiz, hastalık daha önce de vardı, hastalar çoğu zaman nedeni bilinmeden yaşamını yitirdi.” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>"Kanser artmadı, sadece şu anda testlerde daha çok görünüyor"</strong></p>

<p></p>

<p>Necmeddin, "Belki de daha önce testler ilerleseydi, kanser kaynaklı ölümler tespit edilebilirdi. Şu an testlerin ilerlediğini görüyorsunuz, insanlar daha bilinçli, bir sorunları olduğunda daha erken doktora gidiyorlar ve test yaptırıyorlar. Genel olarak kanserin arttığını söyleyemeyiz. Geçmişe göre daha tespit edilir olduğunu söylemek doğru olur. Erbil'in nüfusu daha önce ne kadardı ve şimdi ne kadar? Şu anda nüfus eskisinden iki kat fazla. Aynı zamanda, kanser teşhisi konulanların hepsi Erbilli değil. Erbil dışından bir vatandaş olabiliyor ama burada çalışıyor ve daha sonra burada kanser teşhisi konuyor. Bu nedenle, hastalarımızın hepsinin Erbilli olmadığını görüyoruz." ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Birçok kez kanser veya başka bir kronik hastalıktan muzdarip olan vatandaşların yakalandıklarının farkında olmadıklarını belirten Dr. Saya Selahaddin Necmeddin, “İki tür kanser vardır, tümör kanseri ve lösemi. Çoğu hastada yüksek titreme ve ateş vardır. Nodül sorunları varsa veya kanser bir nodüldeyse tespit edilebilir, vücudun herhangi bir yerinde bir tümör olup olmadığı muayeneden sonra kanserli bir tümör olduğu bulunur. İkinci türde, lösemi hastalarında kanama sorunları vardır, bazen vücutta lekeler veya burundan kan gelir, başka bir yerinde de kanama olabilir. Kan sorunları nedeniyle kaygı ya da kalp krizi geçiren hastalar da vardır. Bu hastalar biraz yürüdüğünde, göğsünde ağrı hissedecek, ayrıca kısa sürede vücutta çok fazla iltihap tespit edilir. Bu sorunlar genellikle kanser belirtisidir. Üşüme, ateş veya ani kilo kaybı kanserin diğer belirtileridir. Kanser hastaları altı ay içinde kilolarının %10'unu kaybeder ve bazı hastalar çok terler. Bu nedenle, bu belirtileri olan herkes bir doktora görünmelidir.” dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Çevre kansere neden olur"</strong></p>

<p></p>

<p>Vatandaşlar kanserden korkuyor çünkü birçoğu kanserin nedenini bilmiyor. Bunun nedenine ilişkin Dr. Saya Selahaddin Necmeddin, "Çevre genellikle hastalığın bir nedenidir, buna sigara, nargile, elektronik sigara ve alkollü içecekler dahildir. Sağlıksız beslenme de hastalığın nedenleridir, tüm dünyada bunlar kanserin başlıca nedenleridir, yerler arasında fark yoktur. Bazı kanser türleri kalıtsaldır ve ebeveynden çocuğa geçebilir. Buna her iki kanser türü de dahildir.” açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p>"Kanser tedavisi hastanın durumuna göre değişir"</p>

<p></p>

<p>Kanser tedavisi ve bu hastalıktan kurtulma olasılığına değinen kan hastalıkları ve kanser uzmanı Dr. Saya Selahaddin Necmeddin, "Kanser tedavisi kanser türüne göre değişir. Durumu iyi olan ve ilaçlardan fayda gören hastalarımız var. Uzun yıllardır kanser hastası olan ve hiçbir sorunu olmayan birçok hastamız var. Tedavisi çok zor ve ölümcül olan türleri de vardır. Hastalığın tedavisi konusunda ise hastadan hastaya değişiyor. İki hastanın aynı olduğunu söyleyemeyiz, bu nedenle hastalara hastalığın durumuna göre tedavi buluyoruz, çünkü birçok kanser türü olduğu ve türlerine göre ilaç olduğu biliniyor. Kanser konusunda sürekli araştırmalardan bahsediyoruz. Bu nedenle hastanın yakınlarına hastanın kanser oranının ne olduğunu ve başarı oranının ne olacağını söylüyoruz. Bunu da söylemeliyiz, bazı kanser türleri var ki hasta yaşlıysa her türlü ilacı kullanamıyoruz.” ifadesinde bulundu.</p>

<p></p>

<p><strong>“Kanser tedavisinin maliyeti yüksek”</strong></p>

<p></p>

<p>Kanser hastalarının ailelerini giderek daha fazla etkileyen önemli bir konu da kanser tedavisinin maliyetidir. Nanakali Hastanesi'nin doktoru Saya Selahaddin Necmeddin, çoğu kişinin&nbsp; tedavinin çok pahalı olduğunu söylediğini aktararak, "Kanser tedavisinin maliyeti oldukça yüksek, hükümetten resmi destek var ve bu hastalıklar için tam destek sağlayan bir kanser yardım fonu var. Bağdat'tan genellikle Irak Kürdistan Bölgesi'ne özel ilaçlar alıyoruz. Bu hastalığın maliyeti dünya çapında yüksek. Bu nedenle, hükümet bunu tek başına yapamaz. Hastalara yardım etmek isteyen birçok insan var. Gerekli ilaçlara sahibiz, ancak bazen hastalar için yeterli olmuyor. Bazen çok fazla hasta oluyor ve yeterli ilaç olmuyor veya tam tersi, az hasta var ancak birçok ilaç türü var." diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong>"Irak’ın diğer illerinden hastanemize çok sayıda kişi geliyor"</strong></p>

<p></p>

<p>Irak’ın diğer şehirlerindeki vatandaşların da IKBY’deki kanser hastanelerinde tedavi gördüğünü belirten Necmeddin, "Başka şehirlerden hastalarımız oluyor, belki de kısmen başka yerlerdeki hastanelerin çok sayıda hastası olduğu için geliyorlar. Bunun bir nedeni de bazen testlerini burada tekrarlamak için güven duymaları olabilir ya da Erbil'de tedavi görmek istiyorlar "Erbil'de yaşayan ancak ilden olmayan bir vatandaşın burada tedavi olduğunu sık sık görüyoruz." dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Kanser vakalarının sayısı azaldı</strong></p>

<p></p>

<p>Nanakali Hastanesi'ndeki kanser hastalarının istatistiklerine göre, 2023'te Erbil'deki Nanakali Hastanesi'nde 1.219 kanser hastası kayıtlıyken, 2024'te 1.099 kanser hastası kaydedildi. 2023'e kıyasla 200 kanser hastası azaldı. Sağlık Bakanlığının verilerine göre de IKBY’nin genelinde 2024'te 2023'e kıyasla kanser hastası sayısı azaldı. 2023'te 5 bin 456 vaka kaydedildi. 2024'te 4 bin 983 kanser vakası vardı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/herkesi-tehdit-eden-sinsi-hastalik-kanser</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Jun 2025 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/06/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-6-36.jpg" type="image/jpeg" length="48373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçinden uyuşturucu çıkan Haribo marka şekerlemeler, Belçika'da da piyasadan toplatılıyor]]></title>
      <link>https://www.tebaajansi.com/icinden-uyusturucu-cikan-haribo-marka-sekerlemeler-belcikada-da-piyasadan-toplatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tebaajansi.com/icinden-uyusturucu-cikan-haribo-marka-sekerlemeler-belcikada-da-piyasadan-toplatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'da içinden uyuşturucu madde çıkan Haribo marka şekerlemelerin, Belçika'da da tedbir amacıyla toplatıldığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Gıda Zinciri Güvenliği Federal Ajansı (FAVV-AFSCA) Sözcüsü Liesbeth Van de Voorde, AA muhabirine, Haribo marka ürünlerin Belçika'da piyasadan çekilmesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Van de Voorde, "Bugüne kadar tüketici temas noktası aracılığıyla herhangi bir sağlık sorununa ilişkin bir vaka bildirilmedi." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın tedbir amaçlı olduğunu belirten sözcü, Haribo'nun resmi açıklamasını da paylaştı. Söz konusu açıklamada "HAPPY COLA F!ZZ (1000 gram)" ürününün, tüketenlerden baş dönmesi şikayetlerinin alınması üzerine Hollanda ve Belçika'dan toplatıldığı ifade edildi.</p>

<p>Durumun yalnızca 3 pakette tespit edildiği ancak önlem olarak tüm stokun geri çağrıldığı belirtilen açıklamada, "diğer Haribo ürünlerinin güvenle tüketilebileceği" bildirildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca tüketicilere "L341-4002307906" kodlu ürünlere rastlamaları halinde, bunları tüketmemeleri çağrısı yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.tebaajansi.com/icinden-uyusturucu-cikan-haribo-marka-sekerlemeler-belcikada-da-piyasadan-toplatiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Jun 2025 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tebaajansicom.teimg.com/crop/1280x720/tebaajansi-com/uploads/2025/06/site-normal-foto-1280-x-720-piksel-6-29.jpg" type="image/jpeg" length="89054"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
