24.05.2024, 15:34

İPİ KOPMUŞ TESPİH

Ortadoğu coğrafyası, adeta ipi kopmuş bir tespih gibidir. Tesbihin taneleri nasıl ki ipi koptuğunda dört bir yana dağılıyorsa, bu bölgede de her olay, kontrol edilemez şekilde geniş bir alana yayılmaktadır. Erbil, Bağdat ve Tahran'da yaşanan son gelişmeler, bu benzetmenin ne kadar uygun olduğunu gözler önüne sermektedir.

Kadim Mezopotamya toprakları, zehirli olup milyonlarca insanı yutmaya kararlı olacak ki yıkılmaz dediğimiz Saddam’ın saltanatı, sonu gelmez sandığımız İran’ın Muhammet Rıza Pehlevi monarşisi geride hiçbir iz bırakmadan yok olup gitti.

Sürekli kaynayan bu toprakları, bir de Erbil, Bağdat ve Tahran üçgeninden izleyelim.

Belli bir taraflardan menşeli Bağdat ve Erbil hükümeti bir yana dursun, denklemin içinde güç ve kontrol sahibi ülkeler olan İsrail ve Türkiye de bu üçgenin başrölleri arasında.

ERBİL

Eminim ki hiçbirimiz komşumuzun evinde bir düşman istemeyiz. Çünkü bir gün bu düşmanın bize de uğrayacağını biliriz. İşte bu yüzden İran, Erbil’deki ABD Üssünden oldukça rahatsız olacak ki bunu dile getirmekle kalmayıp komşu ülkeler olarak bunu derinden hissettik.

Erbil halkı, 15 Ocak 2024 saat 23:00 sularında 80’lerdeki İran-Irak Savaşını hatırlatacak kadar güçlü bir sesle irkildi. İran Devrim Muhafızları, on füzeyle sekiz hedefi vurdu. Kaynaklara göre saldırıda ABD Konsolosluğu, güvenlik teşkilatları, Peşraw Dizeyi'nin evi, Harir Hava Üssü ve Hawraza Nafta ile çok sayıda yerin de aralarında bulunduğu Erbil ve çevresinde sekiz yer hedef alındı.

Saldırı sebebi ise açıktı, “MOSSAD karargâhı ve İran düşmanlarını hedef aldık.”

Köye yeni adet getiren köylü, ağa tarafından cezalandırıp evi yakılsa da ağanın yanına gitmekten başka bir çaresi yoktur. Gönüllü geçimsizlik deriz buna.

TAHRAN

19 Mayıs 2024 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşen İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, “Birileri bu görüşmeden rahatsız.” dedikten sonra dönüşü sırasında kendisiyle bulunan İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Doğu Azerbaycan Eyalet Valisi Malik Rahmeti, Doğu Azerbaycan Eyalet İmamı Muhammed Ali el-Haşim ile birlikte hayatını kaybetti.

Bu olayın hemen ardından İsrail’in “Reisi öldü, fakat bu konuyla alakamız yok” demesi işin cabası.

Psikoloji der ki; suçluluk duygusu yaşayan kişi, suçu ilk olarak ortaya atar.

Tarih tekerrür eder. Muhsin Yazıcıoğlu ile aynı kaderi paylaşan Reisi’nin ülkesinin öve öve bitiremediği, her gün cirit attırır gibi komşunun hava sahalarında gezdirdiği İHA ve SİHA’ları bir işe yaramamıştı. Ta ki Türkiye menşeli Bayraktar Şirketinin Akıncı’sı konuya dahil olana kadar.

Sosyal medyadaki canlı yayında yüzbinlerce izleyici ile Reisi ve arkadaşlarını arıyordu Akıncı.

İran hükümeti, bu kayıpların kendilerine herhangi bir aksaklık olarak yansımayacağını belirtse de artık dünya kamuoyunda derin bir yara aldı.

Dış dünyaya yansıyıp yansımayacağını zaman gösterecek fakat Irak’ın 2003’ü İran’ın 2025’inde gerçekleşecek ve İran, Fars, Acem (Azeri) ve Kürtler olarak üç parçaya bölüneceği konusunda teoriler çok fazla.

BAĞDAT

İran ABD’nin arkabahçesine (IKBY) saldırınca Amerika da İran’ın arkabahçesi olan Irak’a saldırdı.

Haşdi Şabi'ye bağlı bir üs hedef alındı. Bu saldırılar sonucunda bir Irak askeri hayatını kaybetti ve aralarında sivillerin de bulunduğu 18 kişi yaralandı.

Irak hükümeti bu saldırıyı kınayarak, bunun iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkilediğini belirtti.

Bu gelişmeler, Irak'ın iç ve dış politikasını derinden etkileyen olaylar olarak öne çıkıyor. ABD-İran gerginliği, LGBTİ+ hakları konusundaki tartışmalar ve Türkiye ile PKK ve diğer konularda işbirlikleri, Irak'ın gündeminde önemli yer tutuyor.

Ortadoğu'da Erbil, Bağdat ve Tahran arasında yaşanan son gelişmeler, bölgenin ne kadar kırılgan ve tehlikeli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Erbil'deki İran saldırısı, Bağdat'taki ABD misillemesi ve Tahran'daki siyasi liderlerin trajik kaybı, bölgedeki karmaşık güç dengelerini ve politik ilişkileri ciddi şekilde etkiledi.

İran’ın iç siyasi dinamikleri ve ABD’nin bölgedeki stratejik hamleleri, önümüzdeki dönemde daha büyük çatışmalara ve olası değişimlere zemin hazırlayabilir. Üçgen içindeki diğer başroller olan İsrail ve Türkiye’yi de unutmamak lazım. Bu nedenle, uluslararası toplumun dikkatle takip etmesi ve bölgedeki tansiyonu düşürecek adımlar atması büyük önem taşıyor.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21